GündemTamer SAVAŞYazarlar

Çin’in Gizli İnsansız Hava Aracı CH-7

Çin’in geliştirdiği stealth insansız hava aracı CH-7, ilk uçuşunu başarıyla tamamlayarak önemli bir teknolojik eşiği geride bıraktı. Yüksek irtifa ve düşük radar görünürlüğü hedefiyle tasarlanan platform, pistten kalkış yaptı, planlanan uçuş profilini gerçekleştirdi ve güvenli şekilde iniş yaptı. Gelişmiş uçan kanat (flying wing) İHA tasarımları için bu tür bir ilk uçuş, projenin mühendislik olgunluğunu göstermesi açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.

Caihong-7 (Rainbow-7) olarak da adlandırılan Çin yapımı insansız savaş uçağı, Kasım 2025’in sonlarında Çin’in kuzeybatısında havalandı. Anadolu Ajansı tarafından aktarılan bilgilere göre bu uçuş, uzun süredir hava fuarlarında sergilenen konsept modellerin artık gerçek bir askeri insansız hava aracı haline geldiğini doğruladı. Yıllardır sürdürülen yer testleri ve sistem entegrasyon çalışmalarının ardından CH-7’nin havalanması, program açısından en kritik eşiklerden birinin geçildiğini ortaya koyuyor.

CH-7’nin ilk uçuşu, basit bir test faaliyeti olarak değil, Çin’in stealth İHA teknolojileri alanında ulaştığı seviyenin somut bir göstergesi olarak görülüyor. Uçan kanat konfigürasyonu, özellikle kalkış ve iniş safhalarında ciddi kontrol zorlukları barındırıyor. Geleneksel kuyruk yüzeylerinin bulunmaması nedeniyle platformun stabilitesi, tamamen gelişmiş uçuş kontrol yazılımları ile aerodinamik yapı ve motor performansı arasındaki hassas dengeye dayanıyor. CH-7’nin kontrollü şekilde uçuşunu tamamlaması, bu yazılım altyapısının belirli bir olgunluk seviyesine ulaştığını gösteriyor.

İlk uçuş sırasında CH-7 stealth drone’un harici yük taşımayan, temiz bir konfigürasyonla havalandığı gözlemlendi. Bu durum, radar izini minimumda tutmayı hedefleyen bir platform için beklenen bir tercih olarak öne çıkıyor. Stealth insansız hava araçları için kritik öneme sahip olan bu yaklaşımda, silah sistemleri ve sensörlerin gövde içine entegre edilmesi amaçlanıyor. Böylece hem düşük görünürlük korunuyor hem de platformun görev sırasında hayatta kalabilirliği artırılıyor.

Bu uçuşla birlikte CH-7 İHA’nın yer testlerinden çıkıp yapılandırılmış bir uçuş test kampanyasına geçtiği de doğrulanmış oldu. Önümüzdeki aşamalarda platformun daha yüksek irtifalarda, daha geniş hız zarfında ve farklı görev senaryolarında test edilmesi bekleniyor. Çin’in daha önce geliştirdiği askeri İHA projeleri dikkate alındığında, bu aşamanın sorunsuz geçilmesi durumunda geliştirme sürecinin hız kazanması olası görünüyor.

Uçuş görüntülerinin kontrollü şekilde kamuoyuyla paylaşılması da dikkat çeken bir diğer unsur oldu. Modern askeri havacılık alanında tamamen sessiz kalmak çoğu zaman belirsizlik olarak yorumlanırken, sınırlı ve kontrollü görünürlük genellikle güven mesajı olarak algılanıyor. CH-7 stealth insansız hava aracı’nın ilk uçuşunun gizlenmemesi, programın belirli bir özgüven aşamasına ulaştığını düşündürüyor.

Teknik açıdan değerlendirildiğinde CH-7, hızdan ziyade uzun menzil, yüksek havada kalış süresi ve hayatta kalabilirlik odaklı bir stealth insansız muharip hava aracı olarak konumlanıyor. Mevcut tahminler platformun yaklaşık on metre uzunluğa ve yirmi iki ile yirmi altı metre arasında bir kanat açıklığına sahip olduğunu gösteriyor. Azami kalkış ağırlığının on ila on üç ton aralığında olduğu ve dahili faydalı yük kapasitesinin iki tona yaklaşabildiği değerlendiriliyor.

Tek bir turbofan motor ile güçlendirilen CH-7’nin subsonik seyir için optimize edildiği belirtiliyor. Azami hızının yaklaşık 920 km/s seviyesinde olduğu, servis tavanının ise 13 bin metre civarına ulaştığı tahmin ediliyor. Bu veriler, CH-7’nin bir hız platformu değil, uzun süre fark edilmeden görev yapabilen bir uzun menzilli askeri drone olarak tasarlandığını ortaya koyuyor.

Platformun en dikkat çekici özelliklerinden biri ise menzil kapasitesi olarak öne çıkıyor. Bazı konfigürasyonlarda yedi bin kilometreyi aşan menzil değerleri, CH-7 Çin stealth drone’unun Batı Pasifik, Güney Çin Denizi ve Hint Okyanusu gibi bölgelerde ileri üs ihtiyacı olmadan uzun süreli görev yapabilmesine imkân tanıyor. Bu durum, özellikle bölgesel hava savunma planlamaları açısından ciddi bir stratejik etki yaratıyor.

CH-7 insansız savaş uçağının dahili silah istasyonlarında hassas güdümlü mühimmatlar, süzülme bombaları ve potansiyel olarak gemisavar mühimmatlar taşıması bekleniyor. Buna ek olarak sentetik açıklıklı radar (SAR), elektro-optik algılayıcılar ve elektronik istihbarat (ELINT) sistemleri sayesinde platform, hem keşif hem de taarruz görevlerini aynı anda icra edebiliyor. Bu özellikler, CH-7’yi yalnızca bir vurucu unsur değil, aynı zamanda gelişmiş bir istihbarat ve hedefleme platformu haline getiriyor.

Operasyonel konsept açısından CH-7 stealth İHA, Çin’in akıllılaştırılmış harp (intelligentized warfare) doktriniyle uyumlu bir yapı sunuyor. Bu anlayışta insansız platformlar, ağ merkezli harekâtın bir parçası olarak görev yapıyor. Yüksek irtifa ve düşük görünürlük özellikleri sayesinde CH-7, savunulan bölgeler üzerinde uzun süreli gözetleme ve keşif yapabiliyor ve elde ettiği verileri uydu ve veri linkleri üzerinden daha geniş bir harekât zincirine aktarabiliyor.

Deniz senaryolarında CH-7 askeri drone, tartışmalı sularda sessiz gözetleme yaparak deniz unsurlarını takip edebiliyor, uzun menzilli silah sistemlerine hedef bilgisi sağlayabiliyor ve deniz görev grupları üzerinde sürekli bir baskı oluşturabiliyor. Benzer şekilde Tayvan Boğazı gibi yüksek gerilimli bölgelerde, stealth insansız hava araçlarının kalıcı varlığı hava savunma sistemleri açısından ciddi planlama zorlukları yaratıyor.

Sonuç olarak CH-7, hava muharebesi yapmak veya insanlı savaş uçaklarının yerini almak için tasarlanmış bir platform değil. Bu Çin stealth insansız hava aracı, ana kuvvetten önce sahaya girerek istihbarat toplamak, muharebe alanını şekillendirmek ve gerektiğinde yüksek değerli hedeflere müdahale etmek üzere konumlandırılıyor. İdeal senaryoda ise görevini tamamlayıp, varlığı fark edilmeden bölgeden ayrılması hedefleniyor.

Tamer SAVAS

Tamer Savas, lisansını elektrik elektronik mühendisliği ve havacılık elektrik elektronik mühendisliğinden aldı. Lisansüstü çalışmalarını İHA'lar üzerine tamamladı. İHA'ların sivil hava sahasına entegrasyonu konularında çalışmalarına devam etmektedir.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu