DJI’dan Elektrikli Süpürge

DJI, ABD drone pazarındaki belirsizlikle karşı karşıya kalırken ev elektroniğine yöneliyor
Dünyanın en büyük drone üreticisi olan DJI, Romo adlı ilk robot süpürgesiyle ev elektroniği pazarına stratejik bir giriş yaptı. Bu hamle, Çinli şirket için önemli bir iş modeli değişikliğini temsil ediyor; özellikle ABD drone pazarında karşılaştığı artan düzenleyici baskı ve olası kısıtlamalar nedeniyle. Bu adım, köklü teknoloji şirketlerinin, mevcut teknolojik uzmanlıklarını kullanarak değişen pazar koşullarına nasıl uyum sağladığını ortaya koyuyor.

Drone’ların Ötesine Stratejik Çeşitlenme
DJI’nin ev elektroniği pazarına açılmasının güçlü iş nedenleri bulunuyor. Şirket, özellikle ABD gibi kilit pazarlarda geleneksel drone işinde artan zorluklarla karşılaşıyor. Dünya genelinde hükümetler, Çin menşeli teknoloji ürünlerine yönelik veri gizliliği ve ulusal güvenlik endişelerini dile getirirken, düzenleyici denetimler de yoğunlaşmış durumda.
Ev robot teknolojileri, DJI’nin yıllardır drone ürünleri için geliştirdiği sensör sistemleri, engel algılama ve otonom navigasyon gibi teknolojileri yeni alanlarda kullanabilmesini sağlıyor. Bu gelişmiş teknolojiler, haritalama, yön bulma ve çarpışma önleme gibi robot süpürgelerde kritik işlevlerde de etkili biçimde kullanılabiliyor.
El Kameralarından E-Bike Sistemlerine
DJI, son yıllarda drone dışı ürün yelpazesini sessizce genişletiyor. Yeni tanıttığı Power Series taşınabilir enerji istasyonları – özellikle 1024 Wh kapasiteli Power 1000 ve 512 Wh’lik Power 500 – bir saatin altında %80 şarj kapasitesine ulaşabiliyor ve DJI drone pillerini sahada hızlıca şarj edebiliyor. Bu ürünler, içerik üreticileri ve kampçılar gibi sahada enerjiye ihtiyaç duyan kullanıcıları hedefliyor.
Mobilite tarafında ise DJI’nin Eurobike fuarında tanıttığı Avinox e-bike tahrik sistemi, yalnızca 2.52 kg ağırlığında olup 105 Nm tork sunuyor. Amflow ve Forbidden gibi üst segment dağ bisikleti markaları tarafından benimsenen bu sistem, DJI’yi hızla büyüyen elektrikli MTB segmentinde Bosch ve Shimano gibi devlerle rekabete sokuyor.
Öte yandan DJI’nin el tipi görüntüleme serisi, 1 inç sensörlü ve 4K/120 fps kayıt yapabilen Osmo Pocket 3, sağlam gövdeli Osmo Action 4 aksiyon kamerası ve 10 lb sinema donanımını dengeleyebilen RS 4 Pro gimbal ile genişliyor. Tüm bu ürünler, DJI’nin sensör, dengeleme ve batarya teknolojisindeki uzmanlığını profesyonel film yapımcılarına ve içerik üreticilere sunuyor.

Mevcut Düzenleyici Ortam ve Pazar Baskıları
DJI, ABD’de önemli düzenleyici sorunlarla karşı karşıya. Aralık 2024’te kabul edilen Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası (NDAA) kapsamında DJI, 23 Aralık 2025’e kadar tanımlanmamış bir kurum tarafından güvenlik denetimine tabi tutulmak zorunda. Eğer bu süreye kadar bir inceleme tamamlanmazsa, DJI otomatik olarak FCC’nin Yasaklı Ürünler Listesi’ne (Covered List) eklenecek ve bu durum yeni DJI drone modellerinin ABD’de satışını imkansız hale getirecek.
Şu anda bile, resmî bir yasak olmamasına rağmen DJI’nin ABD operasyonları ciddi sıkıntılar yaşıyor. Perakendeciler stok sıkıntısı bildiriyor, ABD Gümrük ve Sınır Koruma Birimi ise DJI ürünlerini Uygur Zorla Çalıştırmayı Önleme Yasası gerekçesiyle gümrükte alıkoyuyor.
Bu baskılar yalnızca ithalatla sınırlı değil. Federal, eyalet ve yerel düzeyde birçok devlet kurumu DJI drone’larının kullanımını kısıtlamış durumda. Örneğin, İçişleri Bakanlığı daha önce güvenlik endişeleri nedeniyle yaklaşık 800 Çin menşeli drone’u yere indirmişti. 2020’den bu yana ise birçok federal kurum DJI ürünlerini satın alamıyor.
ABD Drone Endüstrisi İçin Yansımalar
DJI’nin ev elektroniğine yönelmesi, Amerikan drone endüstrisi açısından daha geniş etkiler taşıyor. ABD, hava sahası bağımsızlığına yönelirken DJI’nin pazar dışına itilmesi, hem zorluklar hem de fırsatlar doğuruyor.
Trump yönetimi, “Amerikan Drone Hakimiyetinin Açığa Çıkarılması” ve “Amerikan Hava Sahasının Geri Kazanılması” başlıklı başkanlık kararnameleriyle, yurtiçinde üretilen drone’ların ticarileşmesini ve tedarik zinciri güvenliğinin artırılmasını hedefliyor. Hükümet ayrıca ABD drone ihracatını artırmak ve yerli üretimi desteklemek için aktif adımlar atıyor.
Ancak DJI’nin yasaklanması, ABD’deki mevcut kullanıcılar için ciddi operasyonel zorluklar doğurabilir. DJI şu anda ABD drone pazarının %70 ila %90’ını elinde tutuyor. Binlerce işletme, kamu güvenliği kurumu ve bireysel kullanıcı DJI ürünlerini günlük operasyonlarında kullanıyor. Bu kullanıcılar, DJI’ye alternatif platformlara geçmek zorunda kalabilir – ki bu alternatifler başlangıçta hem daha pahalı hem de daha düşük performanslı olabilir.
Değişen Pazar Dinamikleri
Amerikan drone üreticileri, bu potansiyel boşluğu doldurmak üzere konumlanıyor. Skydio, Inspired Flight ve Ascent AeroSystems gibi firmalar, özellikle ticari ve devlet kurumlarını hedefleyen yerli alternatifler geliştirdi. ABD Savunma Bakanlığı, Blue UAS Framework gibi girişimlerle, devlet kurumlarına uygun onaylı drone alternatiflerinin geliştirilmesini destekliyor.
DJI içinse ev elektroniğine yönelme stratejisi, değişen jeopolitik koşullara karşı nasıl adapte olunabileceğini gösteriyor. Ulusal güvenlik denetimlerine daha az maruz kalan pazarlara yönelerek gelirlerini korumayı hedefleyen DJI, bu stratejiyle sadece kendini değil, benzer zorluklar yaşayan diğer teknoloji şirketlerine de örnek olabilir.



