
Günümüz savaşları artık sadece tanklar, toplar ve tüfeklerle değil; veriler, yapay zekâ ve algoritmalarla kazanılıyor. Hollanda Savunma Bakanlığı da bu değişimi göz ardı etmiyor. 3 Temmuz 2025 tarihinde duyurulan Dijital Dönüşüm Stratejisi (Digitale Transformatie Strategie – DTS), ülkenin savunma kabiliyetlerini dijital çağa uyarlamak için atılmış kararlı bir adım. Peki bu strateji neyi hedefliyor, hangi alanlara odaklanıyor ve neden şimdi? Gelin, detaylara birlikte bakalım.
Savaşın Doğası Değişti: Veri, Hız ve Karar Üstünlüğü
Geleneksel savaş alanlarında başarıyı sağlayan “çelik ve barut” yerini bugün veri üstünlüğü, yapay zekâ destekli analizler ve otonom sistemlere bıraktı. Ukrayna’daki savaşta da gördüğümüz gibi, bilgiye hızlı erişim ve kararları gerçek zamanlı veriyle desteklemek artık hayati önemde. Hollanda Savunma Bakanlığı’na göre, dijital olarak geride kalmak, savaşta geride kalmakla eşdeğer. Bu nedenle DTS yalnızca bir belge değil; savunma sistemlerini baştan aşağı dijitalleştiren operasyonel bir yol haritası.
Beş Temel Taş Üzerine Kurulu Strateji
DTS, Hollanda ordusunun dijital dönüşümünü beş temel başlıkta yapılandırıyor. Bu beş sütun, sadece teknolojik değil, aynı zamanda doktrinel ve kültürel dönüşümü de kapsıyor:
1. Güvenli Ortak İletişim
Kara, hava, deniz, siber ve uzay olmak üzere tüm askeri alanlarda müttefiklerle güvenli veri paylaşımı sağlanacak. Ortak harekâtlar ancak güvenli ve kesintisiz bilgi akışıyla mümkün olabiliyor.
2. Dijital Altyapı ve Otomasyon
Verimli bir dijital dönüşüm için sağlam bir temel şart. DTS, süper bilgisayarlar, bulut teknolojisi ve otomatikleşmiş sistemlerin yaygın şekilde kullanımını kapsıyor. Bu altyapı, hem inovasyonu destekliyor hem de kaynak kullanımında verimliliği artırıyor.
3. Veri, Yapay Zekâ ve Otonomi
Karmaşık operasyonların yönetiminde veri analizinin rolü büyük. DTS, yapay zekâ destekli karar sistemleri ve otonom askeri sistemler ile ordunun daha hızlı ve etkili tepki verebilmesini hedefliyor. Bu sayede operasyonel çeviklik kazanılacak.
4. Siber Güvenlik, Elektromanyetik Spektrum ve Dayanıklılık
Hem düşmanı dijital olarak zayıflatmak hem de kendi sistemlerini saldırılara karşı korumak öncelikli. DTS, siber savunma, elektromanyetik sinyal yönetimi ve sistem yedekliliğini stratejinin merkezine koyuyor.
5. Dijital Uyum Yeteneği
Belki de en kritik unsur: değişime hızla adapte olabilmek. Yeni teknolojilerin doğrudan askeri kullanıma entegre edilmesi için hem teknik kabiliyet hem de organizasyonel esneklik gerekiyor. DTS, bu adaptasyonu kurumsallaştırmayı hedefliyor.
Teknolojik Avantajı Kaybetmek Lüks Değil, Tehlikedir
Dünya genelinde savunma alanında dijital yatırımlar artıyor. DTS, Hollanda’nın rakiplerinin dijital saldırı kabiliyetlerine karşı hazırlıklı olması gerektiğini açıkça ortaya koyuyor. Bakanlık, teknolojik açıdan geride kalmanın sadece bir zayıflık değil, aynı zamanda ülke güvenliği için ciddi bir risk olduğuna dikkat çekiyor.
Avrupa Güvenliğinin Anahtarı: Dijital Askerî Güç
Hollanda Savunma Bakanlığı’nın mesajı net: Avrupa’nın güvenliği, teknolojiyi gerçek askeri güce dönüştürme yeteneğimize bağlı. Bu stratejiyle Hollanda, yalnızca çağın gereksinimlerine ayak uydurmakla kalmıyor, aynı zamanda dijital alanda caydırıcılık oluşturmayı da amaçlıyor.
Defansif Değil, Proaktif Dijital Güç
Digitale Transformatie Strategie, geleneksel savunma kavramlarının ötesine geçerek veri odaklı, esnek ve ileri görüşlü bir savunma vizyonu sunuyor. Bu vizyon, yalnızca mevcut tehditlere değil, geleceğin bilinmeyen savaş senaryolarına da hazırlanmayı mümkün kılıyor. Hollanda’nın bu kararlı hamlesi, diğer ülkeler için de önemli bir örnek teşkil ediyor.
Türkiye Bu Dönüşümün Neresinde?
Hollanda’nın duyurduğu Dijital Dönüşüm Stratejisi (DTS), aslında sadece bir ülkenin askeri politikası değil; dijital çağda savunma anlayışının evrildiği yönü temsil ediyor. Bu noktada akla şu soru geliyor: Türkiye bu değişimin neresinde?
Savunmada Dijitalleşme: Türkiye’de Son Durum
Türkiye, son yıllarda savunma sanayinde kaydettiği ilerlemelerle dünya çapında dikkat çekiyor. Bayraktar TB2 ve Akıncı gibi insansız hava araçları, hem savaş sahasında hem de teknoloji ihracatında önemli başarılar elde etti. Ancak bu başarılar genelde donanım (hardware) ve platform (platform-based) bazlı oldu. Veri analitiği, yapay zekâ destekli karar sistemleri, siber savaş altyapısı gibi yazılım ve bilişim ağırlıklı alanlarda ise henüz DTS benzeri bütüncül bir strateji kamuya açık şekilde tanımlanmış değil.
Mevcut Girişimler ve Boşluklar
- TÜBİTAK BİLGEM, ASELSAN, HAVELSAN gibi kurumlar yapay zekâ, siber güvenlik ve otonomi alanlarında çalışmalar yürütüyor.
- Dijital birlik konsepti TSK bünyesinde konuşulmaya başlandı.
- STM’nin siber güvenlik ve karar destek sistemleri savunma bilişim altyapısının geliştiğini gösteriyor.
Ancak tüm bu çabaların tek bir çatı altında birleştirildiği, açık ve ulusal ölçekte duyurulan bir “Dijital Savunma Stratejisi” henüz oluşturulmuş değil. Bu durum, teknolojik başarıların birbirinden kopuk ve kısa vadeli projelere dönüşmesine yol açabilir.
Avrupa’dan Geri Kalma Lüksümüz Yok
Avrupa ülkeleri, NATO işbirliği içinde ortak dijital altyapılar kurarken Türkiye’nin de bu dönüşüme paralel olarak veri, yazılım, yapay zekâ ve siber yeteneklerini bütüncül biçimde tanımlayan bir Dijital Savunma Yol Haritası yayımlaması kritik önem taşıyor.
Özellikle savunma ihracatında rekabet edebilmek, TSK’nın karar destek sistemlerini modernize etmek ve geleceğin savaşlarına hazır olmak için, Türkiye’nin de kendi “DTS”sini oluşturması gerekiyor.