
Dublin Belediye Meclisi, şehir genelinde ticari drone kullanımına dair iki sayfalık resmi bir “Drone Pozisyon Belgesi” yayımladı. Belgede, önümüzdeki aylarda Glasnevin’de faaliyete geçmesi beklenen Manna drone teslimat operasyonuna doğrudan bir engel konmadığı belirtiliyor. Ancak bu teknolojiyle ilgili güvenlik, mahremiyet ve gürültü gibi konuların da net bir şekilde ele alınacağı vurgulanıyor.
Manna’nın Genişleme Planları ve Belediyenin Tutumu
Manna, İrlanda Sivil Havacılık Kurumu (IAA) tarafından denetleniyor ve halihazırda Blanchardstown bölgesinde drone teslimatlarına başladı. Aynı zamanda Tallaght ve Dundrum bölgelerinde yeni drone üsleri için planlama başvuruları yapıldı. Dublin City Council sınırlarındaki Glasnevin’deyse pilot operações için altyapı kuruluyor: park alanına konuşlandırılmış iniş platformları ve operasyon konteynırları hazır durumda .
Belediye meclisi bazı üyelerinin “Glasnevin ve Cabra bölgelerinin sessiz alan (Quiet Area) ilan edilmesi” ve tüm planlama başvurularının durdurulması önerilerine rağmen, yayınlanan pozisyon belgesinde bunun yapılmayacağı belirtiliyor .
Manna Drone Teslimat Sistemi: Hızlı, Otonom ve Yenilikçi
İrlanda merkezli Manna şirketi, şehir içi teslimatları drone ile gerçekleştiren öncü girişimlerden biri olarak dikkat çekiyor. Şirket, yiyecek-içecekten reçetelere kadar birçok ürünü dakikalar içinde teslim edebilen tamamen otonom drone filosu geliştirerek, geleneksel teslimat yöntemlerine çevreci ve hızlı bir alternatif sunuyor. Manna’nın drone’ları yaklaşık 50-80 metre irtifada uçarak, önceden belirlenmiş teslimat noktalarına ürünleri 3 dakikadan kısa sürede ulaştırabiliyor. Bu sistem, hem karbon ayak izini azaltmayı hem de şehir trafiğini hafifletmeyi hedefliyor.
Manna’nın teslimat modeli, “drone hub” adı verilen yerel operasyon merkezlerine dayanıyor. Her bir hub, belirli bir mahalleye hizmet edecek şekilde konumlandırılıyor. Manna, 2025 yılı sonuna kadar İrlanda genelinde 10 adet yeni hub kurarak 1 milyon teslimat gerçekleştirmeyi planlıyor. Şirket, bu sistemi sadece kırsal ve banliyö bölgelerinde değil, yoğun kentsel alanlarda da kullanmak istiyor. Ancak bu genişleme, özellikle gürültü, mahremiyet ve şehir planlaması açısından çeşitli tartışmaları beraberinde getiriyor. Bu nedenle şirket, yerel yönetimlerle iş birliğine açık olduğunu ve teknolojisini sürekli geliştirdiğini vurguluyor.
Gürültü ve Mahremiyet: Kritik Endişeler
Blanchardstown örneğinde Manna drone’ları yaklaşık 50 metre irtifada ve 60 dB civarında gürültü üretiyor; teslimat sırasında bu değerler 65 dB’ye çıkabiliyor. Manna, yeni modellerde bu gürültüyü 2 ila 4 dB azaltmayı planlıyor. Karşılaştırma için: el yıkama sesi yaklaşık 45 dB, New York şehir içi trafiği ise yaklaşık 73 dB seviyesinde ölçülüyor.
Mahremiyet konusu da öne çıkıyor. Manna temsilcileri, drone’larda yer alan kameraların yalnızca indirme sırasında 15 saniye süreyle çalıştığını ve kayıt tutulmadığını belirtiyor. Ancak bağımsız Meclis Üyesi Mannix Flynn gibi bazı üyeler, “GDPR konusunda yetkin olmadıklarını ve ticari operasyonlarını sürdürebilmek için bu görüntüleri kullanabileceklerini” ifade ederek endişelerini sürdürüyor .
Pozisyon Belgesinin İçeriği ve Yol Haritası
Belgeden öne çıkan noktalar şunlar:
- Mevcut boşluk: Ulusal düzeyde henüz drone kullanımına dair net bir politika ya da yasama bulunmuyor.
- Yerel düzenleme: Dublin City Council’un kendi drone birimi mevcut ancak bu birim belediyenin kendi alanlarındaki insansız hava araçlarını kapsıyor; ticari operatörler bu kapsamda değil.
- Hava sahası yönetimi: AirNav Ireland tarafından yönetiliyor. Örneğin havaalanları ve cezaevleri çevresinde “kısıtlı bölgeler” mevcut ve bu alanlarda uçuş izin sistemiyle kontrol ediliyor. DCC bu süreçte yetkili değil
- Halkla katılım: Belediye, 2025 sonbaharında halka açık bir dizi görüşme planlıyor ve yerel katılımı önemsiyor .
- İç işleyiş: DCC’nin “Drone Yönetişim Grubu” adlı birimi kuruldu. Ayrıca belediye, 19 farklı birimle iş birliği içinde dronların kentsel kullanım sınırları ve etik yönlerini tartışıyor. Avrupa’daki diğer şehirlerden örnekler inceleniyor; Maynooth Üniversitesi ve IAA ile ortak araştırma yürütülüyor.
Stratejik Önemi ve Şehir Yaşamına Etkisi
Bu süreç, teknolojik yenilik ile şehir yaşamının dengeli şekilde entegrasyonu için önemli bir model. Manna gibi hızlı teslimat çözümleri şehir içi lojistikte devrim yaratabilirken, düzenleyici boşluklar ve halk hassasiyetleri dikkate alınmazsa yaşam kalitesinde düşüş yaşanabilir.
Belediyenin yürüttüğü yaklaşım; müdahaleci değil, katılımcı ve süreç odaklı. Bu sayede hem inovasyonu teşvik ediyor hem de sağlık, mahremiyet ve çevresel endişeleri belirli kurallar çerçevesinde çözmeyi amaçlıyor.